Yukarı
Halkbank Kültür ve Yaşam
fade
30615
post-template-default,single,single-post,postid-30615,single-format-standard,eltd-core-1.1.1,flow-ver-1.4,,eltd-smooth-page-transitions,ajax,eltd-blog-installed,page-template-blog-standard,eltd-header-standard,eltd-fixed-on-scroll,eltd-default-mobile-header,eltd-sticky-up-mobile-header,eltd-menu-item-first-level-bg-color,eltd-dropdown-default,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive

KUMDAN SANATA CAMIN HİKÂYESİ

Cam, doğada bulunan temel malzemelerden üretilen, saydam, sert ve kırılgan yapısıyla hayatımızın pek çok alanında kullanılan önemli bir maddedir. En dikkat çekici özelliği ise saydamlığıdır. Işığı geçirme özelliği sayesinde, pencerelerden gözlüklere, aynalardan dekoratif eşyalara kadar geniş bir kullanım alanına sahiptir. Ayrıca geri dönüştürülebilir yapısıyla çevre dostu bir malzeme olarak da öne çıkar. Tarih boyunca hem işlevsel hem de sanatsal amaçlarla kullanılan cam; günümüzde inşaat, teknoloji, tıp ve sanat gibi birçok alandaki yeniliklerin temel bileşenlerinden biri hâline gelmiştir. Ustalıkla şekillendirilen camın serüveni; mimariden sanata, bilimden sanayiye kadar pek çok alanda etkisini sürdürmektedir. Antik çağlardan günümüze uzanan bu değerli malzemenin yolculuğunu yazımızda sizler için derledik.

1#

Cam, aslında insan eli değmeden doğada oluşabilen bir malzemedir. Volkanik patlamalar sırasında lavların ani soğumasıyla obsidiyen adı verilen doğal cam oluşur. Bunun yanı sıra, yıldırımlar kumlu yüzeylere düştüğünde, yüksek ısının etkisiyle fulgurit olarak bilinen cam benzeri yapılar meydana gelir. Bu doğal cam türleri, tarih öncesi dönemlerde kesici aletler ve süs eşyaları yapımında kullanılmıştır.

2#

Doğal yolla oluşan camın aksine, insan eliyle üretilmiş en eski cam kalıntılarına yaklaşık MÖ. 3500 yılında Mezopotamya ve Antik Mısır’da rastlanmaktadır. Camın icadıyla ilgili ilk üretim merkezinin Mezopotamya mı yoksa Mısır mı olduğu hâlâ tartışmalı olsa da birçok arkeolog Mezopotamya’nın ilk cam üretim merkezlerinden biri olduğunu kabul etmektedir. Öte yandan, Mısır’da cam sanatının daha hızlı geliştiği ve yaygınlaştığı bilinmektedir. Mısırlılar, camı çeşitli renklerde üretebilmek için metal oksitlerden yararlanmış; özellikle firuze ve kobalt mavisi gibi göz alıcı renkler elde etmişlerdir. İlk cam nesneler genellikle küçük boncuklar ve silindir mühürler şeklinde üretilmiştir.

3#

Doğal malzemelerden üretilen camın yapım süreci hem bilimsel hem de sanatsal bir ustalık gerektirir. Kum, sodyum karbonat ve kalsiyum karbonat (kireç taşı) ile üretilen cama; renk ya da farklı özellikler kazandırmak için metal oksitler gibi katkı maddeleri eklenir. Bu karışım, dev ocaklarda yaklaşık 1700°C sıcaklıkta eritilir. Bu aşamada malzemeler sıvı hâle gelir ve birbirine tamamen karışır. Eriyen cam, istenilen ürün türüne göre farklı yöntemlerle şekillendirilir. Daha sonra çatlamaması için kontrollü bir şekilde yavaşça soğutulur. MÖ. 1500’lü yıllarda Mısırlılar camı, boncuk ve küçük objelerin yanı sıra, kaplar ve şişeler üretmek için de kullanmışlardır. Bu dönemde yaygın olarak kullanılan yöntem, çekirdek biçimlendirme tekniğidir. Bu teknikte, kilden veya kumdan bir çekirdek yapılır ve eritilmiş cam bu çekirdeğin üzerine dökülerek kaplanır. Cam soğuduktan sonra çekirdek çıkarılır ve içi boş bir kap elde edilir. Bu yöntemle genellikle parfüm şişeleri, küçük kâseler ve içecek kapları üretilmiştir.

4#

Üretim süreci zahmetli olduğundan, cam bu dönemde lüks bir malzeme olarak kabul edilmiş, yalnızca zenginlerin ve kraliyet mensuplarının, yani belirli bir sınıfın erişebildiği değerli bir ürün olmuştur. Cam eserler genellikle firavunlara, krallara ve aristokratlara sunulan kıymetli objeler arasında yer almıştır. Öyle ki MÖ. 1336 – MÖ. 1327 yılları arasında hüküm süren antik Mısır’ın ünlü firavunlarından Tutankamon’un mezarında bulunan cam eşyalar, camın antik dünyadaki yüksek değerini açıkça ortaya koymaktadır. Antik Mezopotamya ve Mısır’da başlayan cam üretimi, zamanla Fenikeliler, Yunanlar ve Romalılar tarafından geliştirilerek tüm Akdeniz dünyasına yayılmış ve bugünkü modern cam üretiminin temelini oluşturmuştur.

5#

MÖ. 1. yüzyılda Fenikeli cam ustaları tarafından geliştirilen cam üfleme tekniği, cam üretiminde yeni bir dönemin başlangıcı olmuştur. Öncesinde cam genellikle kalıplara dökülerek üretilirken, bu yenilik sayesinde içi boş, hafif ve ince cam ürünler yapmak mümkün hâle gelmiştir. Roma İmparatorluğu’nun cam ticaretini yaygınlaştırmasıyla birlikte, cam Akdeniz çevresindeki birçok medeniyet için vazgeçilmez bir malzeme olmuştur.

6#

Orta Çağ’da cam yapımı sanat seviyesine ulaşmıştır. Özellikle 13. yüzyıldan itibaren Venedik, Avrupa’nın cam üretim merkezi hâline gelmiştir. Venedikli cam ustaları, cam yapım tekniklerini korumak amacıyla Murano Adası’na yerleştirilmiş ve bu teknikler uzun süre sır gibi saklanmıştır. Murano cam ustaları; kristal berraklığında cam, renkli cam ve altın işlemeli cam üretiminde geliştirdikleri tekniklerle ünlerini tüm dünyaya yaymışlardır.

7#

16. yüzyılda camın kullanım alanları genişlemiş ve bilimsel gelişmelerin önünü açmıştır. Hollandalı gözlük üreticisi Zacharias Janssen, cam lensleri kullanarak ilk mikroskobu icat etmiştir. Aynı dönemde İtalyan astronom, fizikçi, mühendis, filozof ve matematikçi Galileo Galilei, teleskopunu geliştirerek gökyüzünü incelemeye başlamıştır. Cam lensler, bilimin ilerlemesine doğrudan katkı sağlamış; mikrobiyolojiden astronomiye kadar birçok alanda çığır açıcı gelişmelere zemin hazırlamıştır.

8#

Sanayi Devrimi ile birlikte cam üretimi hız kazanmış ve daha ekonomik bir hâle gelmiştir. 19. yüzyılda Fransa’da dökme cam, İngiltere’de ise preslenmiş cam teknolojileri geliştirilmiştir. 20. yüzyılın başlarında, Amerikalı iş insanı ve girişimci Michael Joseph Owens, ilk başarılı otomatik cam şişe üretim makinesini kurmuş ve bu makineler sayesinde cam şişe üretimi tamamen otomatik hâle gelmiştir. Bu yenilik, cam şişe üretiminin hızını artırarak maliyetleri ciddi şekilde düşürmüştür. Böylece cam, artık sadece lüks bir malzeme değil, günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası hâline gelmiştir. Günümüzde cam, akıllı teknolojilerle geliştirilerek elektrikle şeffaflığı değiştirebilen, güneş kontrol camları ile sıcaklığı düzenleyip enerji tasarrufu sağlayabilen bir malzemeye dönüşmüştür. Ayrıca esnek ve ultra ince camlar, katlanabilir telefonlardan uzay araştırmalarına kadar pek çok alanda kullanılmaktadır. Camın serüveni, bilim ve teknolojiyle birlikte şekillenmeye ve gelişmeye devam etmektedir.

 134 okunma

Derya Ülkar